3 Temmuz 2021

SAADET’TEN TERÖRLE MÜCADELE REÇETESİ!..

Saadet Partisi Edirne İl Başkanı Ali Demirkıran, Saadet Partisi genel merkezinin ülkemizin en önemli sorunu haline gelen terör olaylarının önlenmesine yönelik bir çalışma yaptığını belirtti.

Saadet Partisi Edirne İl Başkanı Ali Demirkıran, Saadet Partisi genel merkezinin ülkemizin en önemli sorunu haline gelen terör olaylarının önlenmesine yönelik bir çalışma yaptığını belirtti.

Raporda mevcut durum ve yapılması gerekenlerin ifade edildiğini açıklayan Demirkıran, Saadet Partisi Güneydoğu çalışma komisyonunun tespit ve önerilerinin tatbik edilmesinin huzurun sağlanması ve çözüm için şart olduğunu ifade etti.

Terör, Güneydoğu ve Çözüm adlı raporda, sorun ele alınırken, çözüm önerileri de bir bir dile getirildi. Terör sorununun temelinde taklitçi yönetimlerin, uyguladığı yanlış politikaların zemin oluşturduğunun vurgulandığı raporun giriş kısmında terörün yıllardan beri Türkiye’nin bir numaralı meselesi olduğu belirtildi.Ve gün geçtikçe daha tehlikeli bir istikamete doğru ilerlediği uyarısı yapılırken, terörün dış desteklerine dikkat çekildi. Terörün, dış güçler tarafından planlı olarak tahrik edilip desteklendiği vurgulandı.

MEVCUT DURUM ŞU ŞEKİLDE

Raporda mevcut durum şu maddeler ile ifade edildi;

*Bölgenin bir kısmına gidilemiyor. Yolların bir kısmı mayınlanmış, teröristler şehir yapılanmasını tamamlamış. Her gün yoğun çatışmalar oluyor. Her gün şehit cenazeleri geliyor. Halk mağdur, iki ateş arasında can pazarı yaşıyor. Evleri yıkılmış, işyerleri kapanmış, şehri terk ederek kendi ülkesinde mülteci durumuna düşmüş. Bölgenin önemli bir kısmında sosyal ve ekonomik yapı çökmüş durumdadır. Eğitim öğretim durmuş, öğretmenler bölgeyi terk etmişler. Bölgenin kırsal alanları, ilçe ve köyler boşalmış durumda. Bölge halkı iki ateş arasında kaldığı kanaatindedir. Kendisini çaresizlik içerisine itilmiş görmektedir. Teröre karşı yapılan savaşta suçlu ile masum arasında dikkatli bir ayrım yapılamaması bölge halkını yanlış tercihlere itmektedir. Kaldırılan her cenazede duygular derinleşerek dile getirilmekte ve asırlarca bir arada yaşayan, birbiri için canını veren kardeşler arasında etnik tefrikalar oluşturulmak suretiyle kardeşlerin birbirine düşman edilmesi istenmektedir.

YAPILAN  YANLIŞLAR

Raporda yanlış politikaların sorunu daha girift bir hale getirerek bu günlere taşıdığı ifade edildi.  Yapılan yanlışlar raporda şu şekilde yer aldı;

*Geçmişten bu yana iktidarlar materyalist ve ırkçı politikalar uygulamışlardır. Halen aynı politikalar uygulamaya devam etmektedir.

*Koyu Kapitalist “Bozuk Ekonomik Düzen”le özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgemizi aç, işsiz ve geri bırakmışlardır.

*Ülkemizin her yerinde bu meyanda Doğu ve Güneydoğuda insan hakları yeterince tanınmamış, demokrasi ve çoğulcu demokrasi lafta kalmıştır.

*Milli menfaatlerimizi gözeten bağımsız politikalar uygulanamamıştır. Terörü teşvik eden ve Türkiye’yi bölmek isteyen dış güçlerin güdümünde hareket edilmiştir.

*Teröristleri açıkça destekleyen, onlara yardımcı olan güçlerin Türkiye’de üst’lenmesine boyun eğilmiştir.

*Yüksek yetenekli ve bölgeyle kaynaşarak oraya gerçek manada hizmet edecek kadroların tayinlerini sağlayabilecek çapta teşvikler oluşturulamamıştır.

*Hükümet; “Çözüm Süreci/Barış Süreci”nde yanlış yöntemler uygulamıştır:

*Hükümet; terör, Kürt ve Güneydoğu meselesinde yanlış kişi/kuruluşları muhatap almıştır.

*Doğu ve Güneydoğuda yaşayan geniş Kürt, Türkmen ve Arap aşiretleriyle ve aşiret liderleriyle, korucularla, kanaat önderleriyle, medrese âlimleriyle, STK’lar, siyasi partiler ile görüşmemiştir.

*Kandil’i, İmralı’yı ve HDP’yi muhatap almıştır. Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Dolmabahçe Sarayı’nda HDP temsilcileriyle bir araya gelerek Abdullah Öcalan’ın yazdığı deklarasyonu dinlemiştir.

*Terör örgütüyle masaya oturduğunu görüp Devleti arkasında görmeyen yöre insanları PKK Örgütü’nün zaten hâkimiyet kurmaya çalıştığı bölgede çaresizlikle teröre boyun eğmiştir.

*Gerekli emniyet tedbirleri alınmamış, vatandaşın mağdur edilmiştir.

* Teröristler bölge şartlarına adapte olmuşlardır. Eğitim görerek profesyonel hale gelmekte ve gittikçe güçlenen silah, teçhizat varlığına sahip olmaktadırlar. Kütle hareketlerinde gittikçe artan bir deneyim kazandıkları intibaı vardır. Bunlarla savaşan güvenlik kuvvetlerimizin çoğu bölgenin ve şartlarının yabancısıdırlar. Bu nedenlerle terörle mücadele önleyici olmaktan çok kovalayıcı bir mahiyet almıştır.

*Bölgenin zaten zor olan tabii şartlarının doğurduğu ekonomik kısıtlamaları aşacak güç ve kapsamda “Bölgesel Kalkınma Projeleri” geliştirilememiştir.

*Güneydoğuda oluk oluk kan akarken Başkanlık sisteminin bir çözümmüş gibi sunulması yanlıştır.

SAADET PARTİSİ’NİN TERÖRE KARŞI REÇETESİ

*Türk, Kürtsüz; Kürt, Türksüz yapamaz. Biz kardeşiz, bu toprağı birlikte savunduk, Ülkemizi birlikte kurduk. Bir bedenin uzuvlarıyız.

*Rabbimiz birdir, Peygamberimiz birdir, Kitabımız birdir, kıblemiz birdir, bayrağımız birdir.  Bu kadar birlik yetmiyor mu?  İnançlarımız etrafında birleşmeliyiz.

*Bu kanın durması, barış ve kardeşlik tesis edilmelidir.

*Herkese temel insani haklarının pazarlık konusu yapılmadan verilmesi gerekir.

*Bölgeye yatırım yapılması, istihdamın sağlanması gerekir.

*“Önce Ahlak ve Maneviyat” prensibini esas alan maneviyatçı eğitim modeline geçilmeli,  çocuklarımızı vatanını, milletini seven evlatlar olarak yetiştirmeliyiz.

*Bütün ülke evlatları arasında kardeşliğin tesisi için  zemin hazırlanmalıdır.

*Faizci sömürü düzeni terk edilerek yerine Adil Düzen  kurulmalıdır.Baskı rejimi terk edilmelidir.

*Yabancı güçlerin teröre destekleri önlenmelidir.

*Bölgede çalışan kamu görevlileri; bölgenin sosyal yapısını çok iyi bilmeli, bölge insanlarına şefkatle yaklaşabilmelidir.

*Yaygın ve hızlı çalışan bir istihbarat, teröristleri hedeflerine varmadan tespit edebilecek bir haberleşme sistemi kurulmalıdır.

*Bölge için özel kalkınma programı hazırlanmalıdır.

*Teröre destek veren İncirlik Üssü  boşaltılmalıdır.

*Terörist olayların cereyan etmeden önce, daha hazırlık safhasında iken önlenmesi, bunun için kuvvetli istihbarata ilaveten, modern teçhizat ve özel eğitim görmüş, süratli ulaşım gücüne sahip profesyonel timlerin sayılarının artırılması gerekir

Bir cevap yazın