4 Mart 2021

MECLİSTE İLK ÖNERGE EDİRNE MİLLETVEKİLİ’NDEN

2016 yılının ilk Meclis Araştırma Önergesi’ni 04.01.2016 tarihi ile Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, ‘’Türkiye’de Atık Yağların Neden Olduğu Su ve Çevre Kirliliğinin Boyutlarının Araştırılması’nı’’ CHP Gruba teslim etti.

CHP Meclis Grubu’nun onayının ardından TBMM Başkanlığı’na sunulacak önergenin gerekçesinde şu ifadeler yer aldı.

GENEL GEREKÇE:

Ülkemizde yılda 1.500.000 ton gıda amaçlı bitkisel yağ tüketilmektedir. Kişi başı tüketim 20 kg’dır, bu tüketilen yağdan yılda 350 bin ton atık yağ oluşmaktadır. Bitkisel Yağ sanayicilerinin görüşü üzerine Türkiye’de toplanabilecek atık yağ miktarı ortalama 70 bin tondur fakat ülkemizde sadece 21 bin ton atık yağ toplanabilmektedir ve geriye kalan toplanamayan atık yağlar ise denizlerimizi ve akarsularımızı kirletmeye devam etmektedir. Ülkemizde 17.500.000 hane bulunmaktadır ve ortalama her haneden yılda 20 kg atık yağ dökülerek denizleri ve akarsuları kirletmektedir.

Evsel atıklar atık su kirliliğinin yaklaşık % 25’ini oluşturuyor. Türkiye’nin toprakları, gölleri ve akarsuları ciddi bir kirlenme tehdidi ile karşı karşıya. Bu kirlenme, içme sularını ve eko sistemi tehdit ediyor. Ayrıca, Tarım Bakanlığı’nın yeterine sık denetim yapmaması nedeniyle bu kirlenme insan sağlığını da ciddi şekilde etkilemektedir. Yeterli denetim yapılmadığı için defalarca kez kullanılan yağlarda kanserojen madde miktarı artmakta, bu yağları tüketen insanlarda daha çok kolon ve mide kanseri vakaları görülmektedir. Buna neden olmamak için kızartma yağları en fazla 2 kere kullanılmalı ve sonrasında tüketimden çekilmelidir.

Bu tehditleri gören Avrupa Birliği (AB) 2003/30 sayılı yönergesini yayınlayarak evsel atık yağların biyolojik yakıtlara dönüştürülerek çevre kirliliğinin önlenmesini amaçlamıştır. Bu yönerge ile evsel atık yağların sulara ve toprağa dökülmemesi, biyolojik yakıtlara dönüştürülerek kullanılması öngörülmüş ve tüm AB ülkelerine 31 Aralık 2005 tarihine kadar üretilen fosil yakıtlarına en az %5,75 oranında bitkisel atık yağlar, ham yağlar ve hayvansal atık yağlar katmak ve bu yağları çevreye zarar vermeden ortadan kaldırma zorunluluğunu getirilmiştir. AB’nin 10 Ocak 2007 tarihli AB Komisyonu verilerine göre, AB üyesi ülkelerde biyolojik yakıtların %80’i biyodizel %20’si biyoethanolden oluşuyor. En çarpıcı örnek Almanya’da göze çarpmaktadır. Almanya’da 15 Haziran 2009’da yapılan yasal değişiklik ile karıştırma oranı %6,25’e çıkarılmış, 2020 için karıştırma hedefi ise %12 olarak hedeflenmiştir.

Avrupa ülkeleri böyle hedeflere doğru kararlılıkla ilerlerken Türkiye’de bu konuyla ilgili olarak bir girişimde bulunulmamış, Hükümet tarafından bir düzenleme yapılmamıştır. Taslak bir tebliğin askıya çıkmasına, bu tebliğde %0,1 (Binde bir) gibi çok küçük bir oranda karıştırma zorunluluğunun getirilmesi öngörülmesine rağmen bu tebliğ dahi askıdan indirilmiş, atık yağların değerlendirilerek çevre kirliliğiyle mücadele edilmesi konusunda hiçbir önlem alınmamıştır.

Bilindiği üzere Anayasa’nın 56. Maddesi herkesin temiz bir çevrede yaşama hakkı olduğunu ifade etmekte, yine aynı madde, çevrenin korunması ödevini devlete görev olarak vermektedir.

Türkiye’de atık yağların neden olduğu su ve çevre kirliliğinin boyutlarının araştırılması ve bu konuda alınabilecek önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırması gerekmektedir.

 

Bir cevap yazın