3 Temmuz 2021

LÜLEBURGAZ’DA TERÖRÜ LANETLEDİ!..

Lüleburgaz Emek ve Demokrasi Platformu Kongre Meydanı'nda Ankara'daki hain terör saldırısının ardından bir basın açıklaması yaptı.

Lüleburgaz Emek ve Demokrasi Platformu Kongre Meydanı’nda Ankara’daki hain terör saldırısının ardından bir basın açıklaması yaptı. Ankara’da yapılan bombalı saldırıyı kınayan Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri Hükümetin her olaydan sonra ülkeyi uçuruma götüren politikalarında ısrar etmesini eleştirdi. Yapılan açıklamada “Hükumet derhal istifa etmelidir” ifadeleri kullanıldı.

Basın açıklamasına CHP Kırklareli Milletvekili Türabi Kayan, Lüleburgaz Belediye Başkan Yardımcıları Kevser Özkan ve Rasim Aslan ile CHP İlçe Başkanı Özgür Kaya da katıldı.

Basın açıklaması öncesinde bir konuşma yapan Eğitim-Sen Lüleburgaz Baş Temsilcisi Mehmet Sezgin, 13 Mart günü evine ekmek götüren,  kaldığı yurda gitmek isteyen  ve bunun gibi hayalleri olan 37 canın haince yapılan bombalı saldırıda hayatlarını ve hayallerini kaybettiğini belirtti.

Düne kadar Ankara deyince akla gelen ilk şeyin başkent olduğunu bugün ise artık Ankara deyince herkesin akınla bombalar katliamlar geldiğini ifade eden Sezgin, “Gün geçmiyor ki ülkenin bir yerinde bombalar patlıyor, canlar gidiyor. Bu bombaları patlatanlar kadar, engel olmayanlar olamayanlar, her patlamadan sonra yayın yasağı koyup toplum üzerindeki baskı politikalarını arttırarak ülkeyi yönetenlerdir sorumlusu. Yöneticilerin görevi saldırıyı kınamak değil, patlamaya engel olmaktır” dedi.

Ardından Lüleburgaz Emek ve Demokrasi Platformu adına basın açıklamasını Eğitim-Sen Örgütleme Sekreteri Fatoş Günaçar gerçekleştirdi.

13 Mart’ta Ankara’da gerçekleştirilen saldırıyı Lüleburgaz Emek ve Demokrasi Platformu olarak lanetlediklerini belirten Günaçar, saldırıda yakınlarını kaybedenlere başsağlığı, yaralılara acil şifalar diledi.

Açıklama şöyle:

“Her katliamdan sonra hükümetten aynı açıklamalar yapılıyor. Dosyalara gizlilik kararları, güvenlik zirvesi toplantıları, basın yayın ve sosyal medyaya erişim yasakları, sıfır istifa ve ülkeyi uçuruma götüren politikalarda ısrar ediliyor. Ankara 5 ay içinde 3. kez sarsıldı, kahroldu. Ne bugünümüzün ne de yarınımızın en ufak bir güvencesi kalmadı. Reyhanlı’da, Suruç’ta, Diyarbakır’da yaşanan patlama ve ölümlerden sonra, 10 Ekim 2015, 17 Şubat 2016 ve son olarak 13 Mart 2016 tarihlerinde son beş ay içinde Ankara’da patlatılan bombaların ve kaybedilen 169 canın, yüzerce yaralının ölümüne neden olanlar, iç ve dış politika benimsedikleri savaş ve şiddet politikaları nedeniyle bütün ülkeyi açık hedef haline getirenlerdir. Aylardır televizyon ekranlarında Türkiye’nin ne kadar büyük ve güçlü bir ülke olduğundan bahsedenlerin, göz göre göre yaşanan böylesi saldırıları önlemek yerine, olayların hemen arkasından jet hızıyla yayın yasağı getirmesi, siyasi sorumluluğu gizlemeye ve halkın doğru haber almasını engellemeye çalışması dikkat çekicidir. Ülkeyi yönetenlerin halka yönelik her saldırı sonrasında benzer açıklamalar yaparak siyasi sorumluluklarından kaçınması mümkün değildir. Ankara’da daha önce yaşanan saldırılar ve İstanbul Sultanahmet saldırısının üzerindeki sis perdesi henüz tam olarak aralanmamışken, siyasi iktidarın doğrudan halka yönelik olarak gerçekleştirilen bu saldırıları kendisi için fırsata çevirerek, iç ve dış politikada baskı ve şiddet hazırlıklarının gerekçesi yapması hiç kimse açısından şaşırtıcı olmayacaktır. Ülkenin doğusunda yaşanan kuralsız savaşa da biz barış sevdalıları, inadına barış demeye devam edeceğiz. Özellikle 7 Haziran seçimleri sonrasında “Ya Başkanlık ya kaos” anlayışı üzerinden en temel hak ve özgürlüklere yasaklar getiren, benimsenen yanlış politikalar ile bütün ülkeyi saldırı ve katliamların hedefi haline getirenlerin, yaşanan ölümlerden sorumlu olmadığı düşünülemez. Yıllardır izlenen yanlış iç ve dış politikalar nedeniyle Türkiye’yi Irak ve Suriye haline getirmeye çalışan AKP hükümetinin, bir ülkenin başkentinde beş ay içinde üç büyük saldırının gerçekleştirilmesini engelleyememenin verdiği siyasi sorumluluk gereği istifa etmesi gerektiği açıktır. Ankara’da gerçekleştirilen saldırıda ihmali bulunan, İçişleri Bakanı ve Emniyet Genel Müdürü başta olmak üzere tüm sorumlular derhal görevden alınmalı, halkının can güvenliğini sağlamaktan aciz olan, attığı her adımda daha fazla acı ve gözyaşı yaratmaktan başka bir işe yaramayan hükümet derhal istifa etmelidir.”

Katılımcılar açıklama ardından; “Hükümet İstifa”, “Katiller bulunsun hesap sorulsun”, “Gün gelecek devran dönecek katiller halka hesap verecek”, “Katil ABD işbirlikçi AKP” gibi sloganlar attı.

Bir cevap yazın