30 Nisan 2021

DOSTLARINI TERCİH ETTİ

Lüleburgaz’ın kültürel birikimine ve kalitesine katkı sağlayan gençler her geçen gün daha da artıyor. Eğitim seviyesinin ve başarı düzeyinin oldukça yüksek olduğu Lüleburgaz’da nice yetenekler bekliyor, hayatının vazgeçilmezlerini binlerle milyonlarla paylaşıp kültürel birikime katkı sağlamaya. Kimisi okul yıllarında başlıyor bir şeyler karalamaya ve bir gün yazdıklarını kitap haline getirme umuduyla… Mustafa Uluç Gavazoğlu’ da onlardan biri. Uluç bu imkanı elde etti etmesine, kitabını da bastıracaktı ama onun için daha önemli şeyler vardı…

uluççç Herkese marhaba! diye sözlerine başlayan Uluç’a ‘Sizce şiir ne demek’ diye sorduğumuzda aslında ‘şiir ne demek  değildir?’ diye düşünerek daha kolay cevap verebileceğini söyleyerek şiirin ne olmadığını başlıyor anlatmaya:  “Güç, saltanat, otarite, yalan, talan, dolan, haksız kazanç, fitne, fesat, kan dökme… benim için asla şiir demek  değildir. Bunların dışında kalan doğal ve normal olan her şeye ‘şiir’ gözüyle bakıyorum, bunu şiirsel olarak  kağıda aktarıyorum. Ben basit bir şairim.Herkes kadar sıradan ve günahkarım ancak günahlarımda şiirlerim  kadar basit benim.Takdiri insanlığa bırakıyorum.”

 Birbirine uymayan iki kavram

Şiirlerinde aşkı, kavgayı, tanrıyı ve şarabı bir arada kullanıyor Uluç. Neden Tanrı mesela? Tanrı ve Şarap birbiri  ile uyuşamayan bu iki kavrama şiirlerinizde yer vermişsiniz dediğimizde, “Tanrı kelimesinden kastım Allah’tır.  Ancak şiirde ve edebiyatta Tanrı kelimesi kullanışı açısından daha estetiktir. Şaraba gelince Ömer Hayyam’da  şiirlerinde şarabı Tanrı ile sıkça kullanmıştır. İnançlı olan bu kişi için şarap bağımlılıktır, aşktır, kavgadır, sorgulamadır. Bende Tanrı ve şarabı Hayyam gibi şiirde bir arada kullananlardanım.Sadelik,aykırılık,bağlılık estetik ile buluştumu içilen şarapta daha bir tatlı oluyor.” diyor

Uluç bir İslam şairi mi?

Şiirlerindeki içerikten yola çıkarak kendini İslam şairi olarak tanımlıyor musunuz dediğimizde ise şu ifadeleri kullanıyor: “Bir arkadaşım bana ‘sen kainat şairisin’demişti. Sağolsun kendisi ancak ilk baştada belirttiğim gibi ben basit bir şairim. İslam şairliğine gelince hem evet hem hayır diyorum. Kuran’ı Kerim’in özünü bozmadan modern yüzyıla şiir ile uyarlamaya çalışıyorum. Tarihsel islam kaynaklarından öğrendiğim bilgileri şiire döküyorum. Barnabas İncili’nin şiirsel çevirisini de yapıyorum. Amacım daha kısa ve anlaşılır bir durum ortaya çıkarmaktır.Bunun dışında Mösyö Burjuvazi/Köhne proleter ile ilgili Tiyatroda dahi kullanılabilecek tarihsel/şiirsel bir çalışmam var. Dukha Türkleri’nin yaşamıda şiirlerimde mevcut. Kur’an ile ilgili çevirilerimden olan 3-4 sureyi veya ayeti 1 inci kitabıma almış bulunmaktayım, devamıda gelecek!”

Şair-i Pak adında bir sayfası olan ancak yazdıklarını şuan orada paylaşmayan Uluç bunu da ‘Pir-u Pak’ olmak için diyor ve bu sorunun cevabını ileride açıklamak istiyor.

Dostları için kitabını çıkarmayı erteledi!

Bu konuda oldukça hüzünlü olan Uluç, “Evet maalesef çok istediğim halde kitabımın çıkarılmasını ileri bir tarihe bıraktım. Bunun nedeni ise elime kitabımı bastırabileceğim maddi olanak geçtiğinde, çok sevdiğim bazı dostlarımın paraya ihtiyaç duyduğundan dolayı bir seçim yapmam gerektiğinden kaynaklandı. Kitap ile dost arasında dostlarımı seçtim.Kitap bekleyebilir ama ihtiyaç sahibi olan beklemez,o parayı dostlarım için kullandım. Şiir kitabı benim diğer sosyal çalışmalarım için bir kimlik görevi görecek. Sırada ‘davalar’ ile ilgili bir deneme kitap çalışmam var. Akabininde 3 tiyatro eseri ve sinema filmi yazma çalışmam var. Bunları hayata geçirmem gerekiyor ancak zamana ve imkana ihtiyacım var.” diyerek destek beklediğini söylüyor.

Mustafa Uluç Gavazoğlu 16/07/1984 Edirnede doğdu. Ortaokul ve liseyi Lüleburgaz’da okudu. Evli ve bir çocuk babası Uluç, bir kamu kuruluşunda güvenlik görevlisi olarak çalışıyor.

ÇOCUKLAR

Saadetin şerbetinden içsin çocuklar

Mutluluğun gölgesinde uyusunlar

Dişleri çürüsün şekerden

Ağızlarında cevizden helvalar

Olsun kıpkırmızı elma gibi yanaklar..

Her dilde, her renkte, hep aynı çocuk

Gözlerinde bir ışık, yüreklerinde mutluluk..

Aşkta sizin, en güzel dostluklar

Öğretin bize çocuksu umutlar..

– M.Uluç Gavazoğlu -22/06/2013

Bir cevap yazın