3 Temmuz 2021

BU NE ZAM BÖYLE!..

TÜDEF; “BUĞDAY DÜŞTÜ, MAZOT DÜŞTÜ AMA, EKMEĞE REKOR ZAM GELDİ”!…

“%33’LÜK ZAM ANKARALININ 3 EKMEĞİNDEN BİRİNİ ALDI”!…

“İSTANBULLUNUN 4 EKMEĞİNDEN BİRİ İSE % 25’ LİK ZAMMA GİTTİ”!….

TÜDEF; “Bu zam açıklanamaz. Makarnanın kilosu 1,5 lira, ekmeğin kilosu ise İstanbul’ da 5, Ankara’ da 4 lira”!…

TÜDEF’den tüketiciye çağrı;  “Tüketimden gelen gücünüzü kullanın. Zam yapan fırından ekmek almayın. Gerekirse 3 gün ekmek yerine makarna, bazlama, gözleme tüketin”!…

ATO VE İSO’ya çağrı: ” Esnaf odasının zammını   uygulamak zorunda değilsiniz”!…

TÜDEF; “Tarım ve Ticaret Bakanlıklarını göreve çağırıyoruz; ekmek fiyatlarının tek taraflı belirlenmesine cevaz veren çağ dışı yasayı iptal ediniz. Ulusal ekmek ve gıda politikalarını tüketici hakları doğrultusunda yeniden belirleyiniz”!…

Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF)’ den geçtiğimiz günlerde Ankara ve İstanbul’ da yapılan ekmek zamlarına tepki geldi. TÜDEF Genel Merkezinden Genel Başkan Hasan Atak imzasıyla yapılan açıklamada;  “Ekmeğe Ankara’ da %33, İstanbul’ da ise %25 oranında yapılan zammın ne ekonomik, ne de insani açıdan bir açıklaması olamadığı” ifade edilerek şöyle denildi: “Bu zam, dar gelirli emeklinin dulun, yetimin, geçim zorluğuyla boğuşan Ankaralının üç ekmeğinden birini İstanbullunun ise dört ekmeğinden birini  almıştır. Üstelik Fırıncılar Federasyonu başkanının açıklamalarından bunun böyle kalmayacağı; içinde bulunduğumuz yıl Ankara’daki ekmeğin fiyatının da İstanbul gibi 1,25 Liraya yükseleceği anlaşılmaktadır. Ancak, ekmek maliyetlerinin en önemli kalemini oluşturan un fiyatlarında bir artış yoktur. Tam tersine sayın Tarım Bakanı’nın geçtiğimiz günlerde yaptığı açılamaya göre; 2014 yılında 868 TL/Ton olan buğday fiyatları 2015’te 19 milyon tondan yaklaşık 3,6 milyon ton artışla 22,6 milyon tona ulaşmış ve buğdayın fiyatı  %3 düşüşle 845 TL/Tona inmiştir.  Diğer yandan elektrik, doğal gaz fiyatlarında anlamlı bir artış olmamakla birlikte, mazot fiyatlarında dünya piyasaları doğrultusunda önemli düşüşler yaşanmaktadır. Ayrıca iki yıl önceki ekmek fiyatların bir anda, tek merkezden verildiği aşikar olan bir işaretle daha yeni devreye girmesi, bu fiyatlarının belirlenmesindeki keyfi davranışın en net göstergesidir.

 Ekmek neden makarnadan pahalı? 

Ekmek zammının açıklanamaz durumuna en önemli örneğini ise makarna fiyatları oluşturmaktadır. Büyük yatırımlarla kurulmaktadır. Her türlü kalite ve hijyen kontrolleri yapılmış, birinci sınıf sert durum buğdayından, bol yumurta ile fırınlanan ve bünyesinde hiç nem bulunmayan paketli makarnayı markette 1.7 Liraya, pazarda ise açık olarak 1,5 Liraya alabilirsiniz. Oysa bilindiği gibi ekmeğin yaklaşık üçte biri nemdir. Ülkemizde neredeyse her mahalleye bir fırın düşmektedir. Kara düzen, çok düşük kapasitelerle çalışan bu fırınlardaki; un, malzeme, işçilik ve hijyen kalitesinin ne derecede denetlendiği de söylenemez. Bu durumda yaşanan bu başıboş verimsizliğin faturası tüketiciye çıkarılarak, ekmeğin kilosu Ankara’da 4, İstanbul’da ise 5 liraya yükseltilmektedir. Bu durumda, hiç bir mantık ve hiç bir vicdan bu zammın gerekçesini açıklamaya yetmez”.

 Tüketiciye, ATO ve İSO’’ ya Çağrı!

TÜDEF açıklamasında tüketicilere seslenerek ekonomide, ticarette en büyük gücün “tüketimden gelen  güç” olduğu hatırlatılarak şöyle denildi; “Fırıncıların bu zam tarifesi tavan fiyatları belirlemektedir.  Dolayısıyla geçmişte de örnekleri olduğu gibi her fırıncı illa ekmeği tavan fiyattan satmayabilir. Dolayısıyla siz kendi alım gücünüz yeterli olsa da; dar gelirlileri, o zamla giden bir ekmeği bile almakta güçlük çekenleri düşününüz.  Bir kaç mahalle ötedeki zamsız ekmek üreten fırınları, halk ekmeğini tercih edebilirsiniz. Gerekirse üç gün ekmek yerine makarna, bazlama, gözleme tüketebilirsiniz. Zira, bu bilinçli tüketiciliğin bir gereği olduğu kadar, aynı zamanda  ‘komşusu aç yatarken tok yatmamak’ anlamında bir sosyal dayanışma örneği de olacaktır” denildi.

TÜDEF açıklamasında; ATO ve İSO’ya üye fırınlara ekmek zammının fırıncılar odaları tarafından getirilmiş olduğu ve zamlı tarifenin ticaret odaları üyesi fırıncıları bağlamadığı belirtilerek;  “Yasanızdaki ‘tüketiciyi koruma göreviniz’ doğrultusunda, bir sosyal sorumluluk örneği göstererek bu izahı zor zammı uygulamayabilirsiniz. Böylece fiyatta değil ama rekabette, tüketicinin gönlünde öne çıkarsınız” denildi.

 Tarım ve Ticaret Bakanlıkları göreve!

TÜDEF açıklamasında asıl görevin Tarım ve Ticaret Bakanlıklarına düşmekte olduğu vurgulanarak şöyle denildi: “TÜDEF olarak 78 milyon tüketicinin ekmeği için ilgili tüm mercileri göreve çağırıyoruz. Serbest piyasa, başıboş piyasa anlamına gelmemektedir. Tarım Bakanlığı et, süt ve ekmek gibi bazı temel gereksinim maddelerinde sosyal devlet ilkesi doğrultusunda daha etkin bir şekilde piyasayı düzenleyici görev bir üstlenmelidir. Ulusal politikaların belirlenmesine geniş tüketici kesiminin etkin katılımı ve temsili sağlanmalıdır. Bu doğrultuda ulusal ekmek politikaları belirlenmelidir.  Ticaret Bakanlığı ise ekmek gibi bazı önemli gıda maddelerinin fiyatlarının ilgili esnaf odasınca tek taraflı belirlenmesine cevaz veren 507 Sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Yasası’nın 125 maddesini kaldırmalı; bunun yerine Evrensel Tüketici ve İnsan Hakları’nı öngören çağdaş düzenlemeleri getirmelidir.”

 

Hasan ATAK

TÜDEF Genel Başkanı”

Bir cevap yazın